22 Temmuz 2013 Pazartesi

NELER(?) ÖĞRENDİM


-Bazı dostlarla hangi şehirde olursam olayım işte asıl yaşanılası şehir buymuş onu,
-İnsanların medeniyet ve baş olma uğrun(d)a neler yapabileceğini ve şekillere girebileceğini,
-Şiirde yansıtılan adı batasıcanın aslında İstanbul olamayacağını vede İstanbul ve diğerleri sözünün  gerçekliğini bir kere daha,
-Ulus caddelerinde başını küçük hareketlerle sağa sola oynatıp sadece yere bakanın aslında .?. değil sadece meraklı olabileceğini,
-Ankara’da insanların büyük bir çoğunluğuna adres sorulmayacağını ve eğer navigasyonun yoksa Ramazan aynda çileli saatlerinizin başlayacağını,
-Botanik Parkı’ın girişindeki “uzun eşek” oynayan çocukların bulunduğu heykeldeki yansıtılan garip sanatı,
-Ata Kule seyir terasına çıkmak için (öğrenci, memur, işli, işsiz...) 10 lira para vermesi gerektiğini,
-EGO kartın bütün şehir içi araçlarda (?) geçmediğini ve Tübitak binasının Kuğulu Parktan-Kızılay yönüne doğru giderken olduğunu,
-Güven Park seyyar satıcılarının aslında bir birlerini ne kadar esnaflık çerçevesinde sevip kolladıklarını,
-Benim fikir süzgecimden geçen doğrularımın aslında iyi bir sopayı hak ettiğini Allah’tan yine verilmiş sadakam olduğunu,
-Geçmiş bazı zamanların aslında ne kadar değerli olduğunu yaşanılan sayılı saatlerde,
-Kızılay alışveriş merkezinin M.Ü/Teknik Eğitim Fakültesi  mezunlarınında uğrak yeri yada toplanma yeri olabileceğini,
-Eski ev arkadaşı görünce keşke o günler yine geri gelse(?) denilecek düşünceleri,
-Karanfil Caddesinde ucuz ev yemekleri ve iskender yapan lokanta varmış fakat Balkan Lokantaları kadar lezzeti yokmuş ,
-Ankara’yı sevme nedenimin Olgunlar Çarşısı (caddesi) ve Beypazarı olduğunu,
-Üç kuruş için ticareti yerin dibine batıran işletmelerin yamaklarını,
-Anıtkabir’in öyle sayılı saatlerde gezilemeyeceğini ve nöbet devir teslimini yeniden yeniden izleyebileceğimi bir kere daha,
 -Vede dostlarla zaman her zaman hızlı geçiyormuş onu birkere daha,
- Ankara-Bartın seferinde Metro firmasında Sahur için mola verilmeyeceğini vede araçlarında Sahurluk birşeylerininde olmadığnı,

-Sabah ezanı ile evime girince  yolculuk anında verilen tuzlu bisküvi ve çay ile benim gibi birisinin(!) Sahur-İftar arasını geçirmeye çalışmasını... bunuda  ÖĞRENDİM...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder