-Bazı dostlarla hangi şehirde olursam olayım işte asıl
yaşanılası şehir buymuş onu,
-İnsanların medeniyet ve baş olma uğrun(d)a neler
yapabileceğini ve şekillere girebileceğini,
-Şiirde yansıtılan adı batasıcanın aslında İstanbul olamayacağını vede
İstanbul ve diğerleri sözünün gerçekliğini bir kere daha,
-Ulus caddelerinde başını küçük hareketlerle sağa sola
oynatıp sadece yere bakanın aslında .?. değil sadece meraklı
olabileceğini,
-Ankara’da insanların büyük bir çoğunluğuna adres sorulmayacağını
ve eğer navigasyonun yoksa Ramazan aynda çileli saatlerinizin başlayacağını,
-Botanik Parkı’ın girişindeki “uzun eşek” oynayan çocukların bulunduğu heykeldeki yansıtılan garip sanatı,
-Ata Kule seyir terasına çıkmak için (öğrenci, memur, işli,
işsiz...) 10 lira para vermesi gerektiğini,
-EGO kartın bütün şehir içi araçlarda (?) geçmediğini ve Tübitak
binasının Kuğulu Parktan-Kızılay yönüne doğru giderken olduğunu,
-Güven Park seyyar satıcılarının aslında bir birlerini ne
kadar esnaflık çerçevesinde sevip kolladıklarını,
-Benim fikir süzgecimden geçen doğrularımın aslında iyi bir
sopayı hak ettiğini Allah’tan yine verilmiş sadakam olduğunu,
-Geçmiş bazı zamanların aslında ne kadar değerli olduğunu yaşanılan sayılı saatlerde,
-Kızılay alışveriş merkezinin M.Ü/Teknik Eğitim
Fakültesi mezunlarınında uğrak yeri yada
toplanma yeri olabileceğini,
-Eski ev arkadaşı görünce keşke o günler yine geri gelse(?)
denilecek düşünceleri,
-Karanfil Caddesinde ucuz ev yemekleri ve iskender yapan
lokanta varmış fakat Balkan Lokantaları kadar lezzeti yokmuş ,
-Ankara’yı sevme nedenimin Olgunlar Çarşısı (caddesi) ve
Beypazarı olduğunu,
-Üç kuruş için ticareti yerin dibine batıran işletmelerin
yamaklarını,
-Anıtkabir’in öyle sayılı saatlerde gezilemeyeceğini ve nöbet
devir teslimini yeniden yeniden izleyebileceğimi bir kere daha,
-Vede dostlarla zaman
her zaman hızlı geçiyormuş onu birkere daha,
- Ankara-Bartın seferinde Metro firmasında Sahur için mola
verilmeyeceğini vede araçlarında Sahurluk birşeylerininde olmadığnı,
-Sabah ezanı ile evime girince yolculuk anında verilen tuzlu bisküvi ve çay
ile benim gibi birisinin(!) Sahur-İftar arasını geçirmeye çalışmasını... bunuda
ÖĞRENDİM...

